Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

2021’de Tek Başına ve Birlikte

Karantinalarla geçen 2020 boyunca sıkça yalnız kaldık. Peki, yalnızlığın içinden biraz olsun geçebildik mi? Yoksa daha mı bir tutunduk yalnızlığımızı dolduranlara?

Kendi öz rengin ve ifadenle bir bütünün eşsiz parçası olmaya var mısın? Çünkü bil ki hayat seni yavaş yavaş buna hazırlıyor. Ama önce şu yalnızlıktan bir geçmek gerek.

Yalnızlık ve tek başınalık

Öncelikle birbirine hiç benzemediği halde birbiri yerine kullanılan bir kavram karmaşasını temizlemekle başlayalım işe. Yalnızlık, tek başınalık değildir! Yaşamınızın belli alanlarında ve bazı zamanlarda tek başınıza olmayı seçebilirsiniz, ama hiçbir zaman yalnız olmak zorunda değilsiniz.

İnsan sosyal bir canlıdır ve başka insanlarla etkileşim içinde olmak ister. Aslında bu, bir istekten çok, yaşamsal bir ihtiyaç gibidir. Bir arının bal yapmak için bir çiçeğe konmasının gerekmesi gibi… Ancak bazı zamanlar da tek başınıza yürümeniz gerekir. Buna bazen kendi dengenizi bulmak, bazen kendinizi daha iyi duyabilmek için ihtiyaç duyarsınız. Aslında sağlıklı yaşam bu iki form arasında bir ahenk bulma işidir. Biraz tek başınıza yürürsünüz, sonra birileri size eşlik eder, sonra biraz daha tek başınıza yürürsünüz, sonra birileri eşlik eder. Ve birbiri içinde değişen bu formlar boyunca aslında siz her zaman aynı anda hem tek başına hem de birliktesinizdir. Bir de yalnızlık vardır bu iki ana forma eşlik eden ama onu bu ikisi ile karıştırmamak gerek.

İçinde bulunduğumuz çağda hem eğitim sistemindeki sorunlar hem de modelleyebileceğimiz sağlıklı birey sayısının azlığı sebebiyle “tek başınalığı” öğrenmekte zorlanıyoruz. Yalnızlık çektiğiniz için kendinizi insanlardan izole etmek tek başınalık değildir. Aynı şekilde yalnızlığınızı bastırmak için birileri ile birlikte olmak da sosyalleşme değildir.

Tek başınalık, güçlü bir bireysellik halidir ve başka insanlarla birlikte olmak konusunda bir direnç veya bağımlılık barındırmaz. Bununla birlikte, yalnızlık bireysel olarak güçlenmeye ihtiyaç duyan birinin insanlardan, kendinden ve yaşamdan uzaklaşmasıdır veya tam aksine onlara bağımlılığı sebebiyle onlarsız olamamasıdır. Hem tek başınalık hem de sosyallik bir seçimdir. Halbuki yalnızlık bir seçim değil bir “var olamama” halidir.

Yalnızlığı zorlayarak değil ancak közde Türk kahvesi pişirir gibi yavaş yavaş izleyerek tek başınalığa dönüştürmeyi öğrenmeliyiz. Bunun için öncelikle yalnızlığı tanımalı ve onu her hissettiğinizde kucaklamalısınız. Sonra, onunla konuşa konuşa adım adım- ona karşı değil onunla- ilerlemelisiniz. Böylece yavaş yavaş yalnızlığınızı tek başınalığa dönüştürerek içerden güçlenmeyi deneyimlersiniz. Bununla birlikte yalnızlığı yok saymak veya zorlayarak onu değiştirmeye çalışmak bir dönüşüm yaratmaz sadece yalnızlığı büyütür.

Yalnızlığınızla aynı hayatı paylaşmayı, onunla kol kola yürümeyi, birlikte bir banka oturup ağır ağır çaylarınızı yudumlarken ağaçlardaki kuşlara bakıp sohbet etmeyi öğrenmelisiniz. Yalnızlık korkulacak bir şey değildir, insan sadece tanımadığından korkar. O sadece sizin tarafınızdan görülmek ve sizin ellerinizde tek başınalığa dönüşmek ister. Bir bebek gibi ancak sizin ilginizle karşılayabilir ihtiyaçlarını ve ancak böylece bir yetişkine evrilebilir. Tek başınalık, dönüştürülerek olgunlaştırılmış yalnızlıktır. İnsan yaratıcıdır, insan simyacıdır ve bu yüzden yaşamınızdaki her şey ancak sizin tarafınızdan dönüştürülerek zerafete ulaşabilir. Doğa zariftir ve zerafet güçten gelir. Sadece güçlü olan zerafeti yaşayabilir. Ne dersiniz, aradığınız tam da bu mu?

Editör Köşesi