Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Bir Başarı Hikayesi

" HADİ CANIM, SENDE! " ......ya da
DÜNYACA ÜNLÜ BİR BEKÇİNİN BAŞARI ÖYKÜSÜ

Van gölünün sahili boyunca sarp dağların arasından Hakkari yolunda ilerliyoruz. Van gölünün rengi bir bambaşka, mavi ve turkuaz birbirine girmiş, karşıda heybetli Süphan dağı.....ikisi birlikte şiirsel bir tablo gibi ovaya serilmiş.

Çavuştepe veya eski adıyla Sardurihinili olan Urartu kalesi önümüzde. Dümdüz bir ovada birbirine bağlı iki kocaman yükseltinin üzerinde kurulmuş bir yerleşim merkezi. Otobüsle çıkmak mesele, yolu dar ve manevra yapmak için çok az bir alan var.

Asıl kahramanımız burada: Mehmet Kuşman, ancak bana izin verin, ben resmi olmak istemiyorum; bizim yıllardan beri birlikte çalıştığımız Mehmet Abimiz.
Yıllarca cansız taşların içinde bu kalenin canlı bir envanteri gibidir. O olmazsa, olmazlardan....

Mehmet Abi 1940 senesinde Van'ın Gürpınar ilçesine bağlı olan Çavuştepe köyünde sekiz kardeşten biri olarak dünyaya gelmiş. Ortaokulu birtirdikten sonra, askerlik derken, Mehmet Abi 1962 senesinde Çavuştepe kalesinde bekçi olarak işe başlamış. O zaman bir kaç sene önce vefat eden Prof. Afif Erzen'in başkanlığında kalede kazılar yapılıyordu. Genç Mehmet haliyle anında her şeyiden haberdar olur, bilim adamının yanında çalışınca, bir arkeoloji öğrencisi gibi yetişiyordu. Kazıda çanaklar ve çömlekler çıkartılıyor, takılar bulunuyor, binalar tanımlanıyordu.

Afif Hoca ansızın bir günde toprakların altından yazılı bir kaynağa rastlamış...bu çivi yazılı tablet Çavuştepe'ye ait ilk yazılı belgesi niteliğindeydi. Mehmet Abi bu büyük olayı sanki dün olmuş kadar canlı anlatır her defasında....

Sonra şaşkınlıkla Hocanın onun beklediği kadar sevinmediğini farketmiş. Afif Hoca'nın yabancı dili farsça olduğu için, Urartu dilini anlamıyordu. Tableti okutabilmek için, başka dilbilimcilere vermesi gerekiyordu. O da tabi ki zaman alacaktı, beklemek gerekiyordu.

Mehmet Abi' nın aklına o zaman yıldırım gibi bir fikir gelmiş :

" Ben bu dili öğrensem nasıl olur, acaba ? " diye sesli düşünmeye başlamış.

Afif Hocanın o zaman öylesine yarı ciddi, yarı şaka olarak söylemiş olduğu cümlenin Mehmet'in kalbinde nasıl bir fırtına koparacağından habersizmiş:

" HADİ CANIM, SENDE.....!! "

... Bu cümle Mehmet Abi' nın hayatında dağları yerinden oynatmış.

" Nasıl yapamam, illaki yapabilirim, " demiş.

Ne kadar kitabe varsa, bulmaya çalışmış. Katır sırtında İran'a kadar gitmiş, metinleri tek tek kopyalamış ve bir arşiv oluşturmuş. Fırsat oldukça da farklı Hocalardan yardım almış. Başta ne kadar ciddiye almamışlarsa, hevesini ve azmini görünce, ona Uratu diliyle ilgili kitaplar yetiştirmişler.

Bir bekçi beklediği yerde hep yalnızdır. Mehmet Abi de yaz kış güneşin doğuşundan batımına kadar taşlarla ve çoktan kaybolan Urartu kültürüyle yıllardır başbaşa kalmış. Burası İstanbul'un Aya Sofya müzesi gibi ziyaretçilerden dolup taşan bir yer değildir. Bazen günlerce, hatta kışın haftalarca, aylarca hiç ziyaretçi gelmediği oluyor.

Mehmet Abi ise, orada tek dostu olan çaydanlığıyla ve muazzam bir disiplin ve tutku içerisinde bu çetin şartlar altında Urartu dilini ve yazısını öğrenmeyı başarmış. Bu öyle kolay bir iş değil, hem de tamamen kendi çabalarıyla tam yirmi senesini almış !!

Ama bu uğraşa değdi, çünkü Mehmet Abi şuanda 37 tanesi akademisyen olmak üzere, dünyada yalnızca 38 tane Urtartuca dilini bilen insanlardan biridir. Ayrıca dünyada tek kişi olarak Urartuca çivi yazısını da yazmayı biliyor !!

" HADİ CANIM, SENDE! " .......

Mehmet Abi 1962 senesinden 2005 senesine kadar resmi olarak Çavuştepe kalesinde
bekçilik yapmaktaydı ve şuanda maaş almadan gönüllü olarak devam etmekte.

Halen bir grup gezmeye geldiğinde külübesinden çıkar ve genç bir ceylan gibi, başında
' Dingir Haldi ' ( Tanrı Haldi ) yazılı şapkasıyla ve boynunda Urartulardan kalma bir kolyeyle merdivenleri yukarı koşar ve elindeki planlarla kaleyi anlatmaktır.

Sonra da devasa bir tahıl deposunda ağzına kadar dolu olan küpün ağzını açar ve yanmış buğday örnekleri gösterir. Kumlara eliyle türkçe yazacak kadar rahat çiviyazısıyla Urartu ölçüm birimlerini yazar. İlerlediğinde, İrmuşini tapınağındaki yazıyı da su gibi okur..:

" Dingir İrmuşini ey ni ye susi ni şe Sarduri şe Argişti..."

( " Argişti'nin oğlu Sardur burada tanrı İrmuşini için bir tapınak inşa etti... " )

Mehmet Abi ' ye neyi sorarsanız sorun, kanalların uzunluğu, Urartuların ölçü ve uzunluk birimleri, tanrılarını, günlük hayatlarını, hepsinin cevabını bilir ve her defasında aynı tutku ve aynı heyecanla anlatır.

Toplam üç kere A.B.D'ye çeşitli Urartu kültürünü konu alan sempozyumlara bir davetli olarak katılmış, çabaları ve bilgisi orada büyük saygıyla karşılanmış.

Hepsi o değil:

Ayrıca uzun bir süredir Diyarbakır'dan getirdiği bazalt taşlara tanrı resimleri ve çivi yazılı metinler işleyerek, külübesinin önünde hediyelik eşya olarak satmakta.
Yıllarca oradan gelen gelirlerle bütün çocuklarını okutabilmiş !

Altı tane kızı liseyi, beş tane oğlundan beşi de üniversiteyi bitirmiş.
Uzun süreden beri Urartu dilini öğretme çabasında. Çocuklarına, torunlarına öğretmiş, hatta kurs açmak istemiş, ancak klasik bürokratik engellere takıldığı için, öyle kalmış.

Bu hafta Mehmet Abi'ye köşemde yer ayırmak, ona olan bir borç olarak bildim.

Nereden geldiğiğiniz ve nerede doğduğunuz hiç önemli değil, önemli olan hayatınızla ve size ayrılan süreçle ne yaptığınızdır !!

Bu öyküyü örnek olsun ve size güç versin diye, yazdım.

Eminim, ondan çok daha fazla imkanlara sahipken, mazeret yerine eyleme geçmeyi seçmekte yarar olduğunu düşünebildiğiniz gibi, hissedebilirsiniz de.

Bir fırsatınız olduğunda gidin, onunla tanışın ve içindeki tutkuyu ve kararlılığını görün.
O bizim ülkemiz için çabalayan bir değerdir !! Ancak bunu gerçekten biliyor muyuz ?

Oraya gidip, onunla tanışanın hayata olan bakış açısı biraz değişecektir.

Ne iyi ki varsın, Mehmet Abi !!

Her şeyi gönlünüzce olsun, Sevgiyle kalın.....

Daha çok bilgi ve görsele ulaşmak isteyenlere Mehmet Kuşman'ın web sayfasından
ulaşabilir : www.mehmetkusman.com

Aysel Çiçek Diğer Yazıları
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım