Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Kendinizi Sevmek

Ne demek kendini sevmek? Böyle narsistçe, herkese yukarıdan bakarak, kendini üstün görmek, mükemmel görmek, ayrıcalıklı görmek değil elbette. Kendini sevmek, öncelikle aynada gördüğün kişiyi sevmek. Tüm fiziksel özelliklerinle sevmek kendini. Ne kadar özeliz aslında. Kimseye benzemiyoruz. Kaşımızla, gözümüzle, boyumuzla, posumuzla, yara izlerimizle, can simidi fazlalıklarımızla.

Fiziksel bedenimizi sevmek, sadece aynada gördüklerimizden ibaret değil aslında. Tüm organlarımızı sevmek mesela. Evet, evet, aynen, akciğerini, karaciğerini, bağırsağını sevmenden bahsediyorum. Saçının her telini, tırnağının ucunu, dişini, kirpiğini. Hiç düşündün mü? Tüm organların hücrelerden oluşuyor, o hücrelerin canlı. Canlılarla ne yapılır? Onlarla iletişim kurulur ve nasıl bir iletişim daha sağlıklı olur. Sevgi ve şefkat dolu tabii ki. Düşünün; annelerimiz nasıl çiçeklerle konuşurdu ve o çiçekleri hep coşku dolu açardı. İşte tüm organlarını, kaşını gözünü, sev diyorum bende. Konuş onlarla, Sanki bir bebeği sever gibi. Onlar da size karşılık versinler, çiçek açar gibi.

Bilmem en ağır eleştirileri kendinize yapanlardan mısınız? Hani şöyle, kendinizi eze eze çalışıp, tüm yükleri omuzlara alıp, sürekli şikâyet edip, hiçbir şeyin değişmediğini ve tüm zorlukların sizin hayatınızda olduğunu düşünenlerden misiniz? Önce kendinizi sevmekle başlayın.

Tüm hatalarımı, hassasiyetlerimi, zaaflarımı seviyorum. Elbette hayatta hedeflerim var, hayallerim var. Elbette, yaptığım iş her ne ise onu iyi yapmak için bir gayretim var. Ama nasıl ki bir başkasına yaptığı hatalar için anlayış, hoşgörü geliştiriyorum. Aynı şeyi kendime, alasıyla yapmaya alan açıyorum. Buna en çok benim hakkım olduğunu düşünüyorum. Çünkü böyle öğreniyorum. Hatalarımın omuzlarımda bir yük ve kambur oluşturması değil onların bana birer merdiven olması benim işime yarayan şey. İnsanların ne düşüneceğinden, kendime yarattığım beni desteklemeyen sınırlardan, inançlardan, işimde mükemmel performans sergileme kaygımdan kurtulmaya niyet ediyorum. Kendimi ezmeye başladığımı düşündüğüm her an fark edip, bir an için durup, hemen kendime ödüller hazırlıyorum. Doğaya çıkmak gibi, gözlerimin içine bakarak kendimle konuşmak gibi.

Bütün kalbimle önce kendimi seviyorum. Ve insan sevdiği bir şeye zarar verir mi? Örneğin insan kendi çocuğuna bile bile zarar verir mi? Hayır. Kendimi, kendi çocuğummuş gibi seviyorum ve ona zarar gelmemesi için iyi bakıyorum. Tırnağımdan saçımın teline kadar. Ben size, bizzat bir çocuğu, hatta bir kediyi sever gibi kendinizi sevin diyorum.

“Mükemmeliyetçi iç konuşma: Öff, hiçbir şey olmuyor. Şişman ve çirkinim. Görüntümden utanıyorum. Sevgiye ve aidiyete layık olmak için şu andaki halimden farklı olmam gerekir.

Sağlıklı çabayla iç konuşma: Bunu kendim için istiyorum. Daha iyi ve daha sağlıklı olmak istiyorum. Tartı, sevilip sevilmediğimi, kabul edilip edilmediğimi göstermez. Sevgiye ve aidiyete şimdi değer olduğuma inanırsam, cesaret, merhamet ve bağlantıyı kendi yaşamıma davet edeceğim. Kendim için bunu halletmek istiyorum. Bunu yapabilirim.”

Kendini sevmek kendini değerli görmekten geçer, değil mi? Kendi hikayenize sahip çıkın ve kendinizi sevin. 

Sevgiler…

Sevda Kangal Kılınç Diğer Yazıları