Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

UYGUN KABI SEÇMEK

Bir kaç gündür yollardayız. Küçük grubumla Karadeniz' in iç ve sahil kesimlerini geziyoruz.

Bu grupla ikinci kezdir gezi yapıyoruz;

Bir buçuk sene evvel, Van Gölü ve çevrisini gezdirmiştim. Şimdi de Türkiye ile ilgili hiç bir olumsuz söylentiye kulak asmadan tekrar geldiler, sağ olsunlar !

Aile gibi olduk....grubum iki Avusturyalı çift ve yine de Avusturya'da oturan Iranlı bir arkadaştan oluşuyor. Birbirilerini uzun senelerdir tanıyan ve her anda aralarında güzel bir denge kurabilen insanlardır, onlar. Birlikte geçirilen yıllarda adeta bir Doğu - Batı sentezini oluşturmuşlar, Planlı, rasyonel düşünen, onunla birlikte içtenlikle ve samiyetle yaklaşan batılıların yanında, grubun en renkli şahsiyeti Iran kökenli Ahmet Bey' dir.Mesleği kimyager. Mantık ve soyut düşünme tarzı isteyen bir iştir. Ancak babasıyla İran'da bir gezgin gibi şehir şehir gezdiği çocukluk yılları ona temelinde seçtiği mesleğin tam da tersine bir yetenek vermiş. Babasının tasavvufa yakın olduğunu anlatır. Onunla birlikte yaşadığı olaylarda babasının söyledikleri ve yaptıkları da bunu doğruluyor. Ahmet Bey, babasından çok etkilenmiş. Inanılmaz bir hikaye anlatıcısıdır. Her durumu, her anı, kelamın usta bir kullanıcısı olarak anında ve zekice değiştirebiliyor, olayları dinleyicinin hiç beklemediği yeni bir yöne çekebiliyor. Onun dinleyicisi kendini insanların hikaye dinlemek için geldikleri canlı yanan bir kervan ateşin karşısında bulabiliyor.... Ya da esanslarla zenginleştirilmiş, ağır nargile kokusunun büyüleyici ve renkli bir şark mekanına da götürebiliyor....

Birlikte gidelim, şimdi hikaye başlıyor:

" Leylek ve tilki arkadaş olmuş. Leylek, tilkiyi yemeğe çağırmış. Leylek sofrada bekleyen tilkiye servis yapmaya başlamıs; sofraya iki tane dar ağızlı testi koymuş. Leylek uzun gagasıyla testinin içindeki lezzetli yemek parçalarını tek tek çıkarırken, aç tilki ağzını testiye getirir, ancak bir türlü oradan bir şey çıkartmayı başaramaz. Diliyle deniyor, nafile.... Karnını doyuran leylek, bir müddet sonra testileri ortadan kaldırmış. Ancak tilki aç bir karınla evine geri dönmüş.

Dostluk emek ister;

Tilki leyleğin davetine karşılık vermek istemiş.

Tilki de leyleği yemeğe çağırmış.

Leylek bu sefer sofraya gelecek bereketi beklerken, tilki iki tane nefis

yemeklerle doldurulmuş tabak getirmiş. Birini leyleğin önüne koymuş.

Tilki canla başla o yemeklere dalarken, leylek sivri gagasıyla almaya çalıştığı yemeği, tek tek tabağa geri düşürmüs.

Bu sunum biçimiyle gagasıyla önüne konulan yemekleri yemesi mümkün değil.

Tilki bir müddet sonra tabakları sofradan kaldırmış ancak leylek evine aç dönmek zorunda kalmış...."

Işte böyle olmuş, tilki ve leyleğin hali.

Oysa her biri diğerini düşünerek, bir sunum yapsaydı, diğeri evine aç gitmek zorunda kalmazdı.

Insanlarda da böyle,  karşımızdaki insanın ihtiyaçlarına ve kendisinde olan özelliklere uyum gösterirsek, onun anladığı dilden konuşursak bir araya gelme anlamlı olur..

Bu yazıyı yazarken Karadeniz' in üzerindeki martıların uçuşlarını seyrediyorum..

Sevgiyle kalın !

Aysel Çiçek Diğer Yazıları