NSP MANİFESTOSU
Kişisel Gelişim Bitti… İnsan Mimarisi Başlıyor
Mustafa Kılınç
Bir cümle kuracağım.
Belki birçok insanı rahatsız edecek.
Ama bazen gelişim, tam da rahatsız olduğumuz yerde başlar.
Bana göre kişisel gelişim, bugünkü hâliyle kendi sınırlarına ulaşmıştır.
Bunu küçümsemek için söylemiyorum.
Aksine, bugüne kadar geliştirilen pek çok yaklaşım milyonlarca insanın kendisini tanımasına katkı sağladı.
Fakat artık yeni bir soruyla karşı karşıyayız.
İnsan neden bildiği hâlde aynı döngüleri yaşamaya devam ediyor?
Neden onlarca kitap okuyan, yüzlerce seminere katılan, sayısız teknik öğrenen insanlar bile aynı korkuların, aynı ilişkilerin, aynı ertelemelerin ve aynı iç çatışmaların içine yeniden dönüyor?
Ben yıllardır bu sorunun peşindeyim.
Ve ulaştığım sonuç şu oldu:
Belki de biz insanı değiştirmeye çalışırken, insanın nasıl işlediğini yeterince anlamadık.
Davranışa baktık.
Düşünceye baktık.
Duyguya baktık.
Ama bunların hangi görünmeyen organizasyondan doğduğunu çoğu zaman gözden kaçırdık.
İşte NSP’nin çıkış noktası budur.
NSP, benim gözümde yeni bir teknik değildir.
Yeni bir bakış açısıdır.
İnsanı yeniden okuma teklifidir.
Çünkü insan yalnızca düşünen bir varlık değildir.
Yalnızca hisseden de değildir.
Yalnızca bedenden de ibaret değildir.
İnsan; anlam kuran, kimlik oluşturan, bedeniyle öğrenen, geçmiş deneyimlerini organize eden ve yaşamını görünmeyen yapılar üzerinden sürdüren çok katmanlı bir organizasyondur.
Ben buna insan mimarisi diyorum.
Bir binanın çatısını değiştirerek temelini güçlendiremezsiniz.
İnsanın davranışını değiştirerek de, onu üreten iç mimariyi otomatik olarak dönüştüremezsiniz.
Asıl soru şudur:
İnsan neden aynı hayatı farklı isimlerle yeniden yaşar?
Neden aynı ilişkiyi tekrar seçer?
Neden aynı korkuya geri döner?
Neden başarıya yaklaşırken kendisini geri çeker?
Belki de cevap dış dünyada değil, içeride kurduğu organizasyondadır.
İşte bu nedenle ben, değişimin bilgi birikiminden önce organizasyon meselesi olduğuna inanıyorum.
Bilgi önemlidir.
Motivasyon değerlidir.
Farkındalık gereklidir.
Ama bunların kalıcılığı, insanın iç mimarisiyle uyumlu olduğu ölçüde mümkündür.
Bu nedenle NSP’nin merkezine yalnızca bilinçaltını değil, öz bilinci de yerleştiriyorum.
Çünkü öz bilinç, insanın yalnızca ne düşündüğünü fark etmesi değildir.
Kendi düşüncesini izleyebilmesidir.
Kendi kimliğini sorgulayabilmesidir.
Kendi iç organizasyonunu görebilmesidir.
Ve gerektiğinde onu yeniden kurabilecek cesareti gösterebilmesidir.
Ben geleceğin dönüşüm modellerinin yalnızca teknikler üzerinden değil, insanın bütüncül yapısını anlamaya çalışan yaklaşımlar üzerinden şekilleneceğini düşünüyorum.
NSP, bu arayışın içinden doğmuş bir modeldir.
Elbette her yeni model gibi tartışılacaktır.
Sorgulanacaktır.
Eleştirilecektir.
Ben bunu bir zayıflık olarak değil, gelişimin doğal bir parçası olarak görüyorum.
Çünkü fikirler, soru soruldukça güçlenir.
Kuramlar, araştırıldıkça olgunlaşır.
Modeller, uygulandıkça sınanır.
Benim amacım, son sözü söylemek değildir.
Yeni soruları cesaretle ortaya koymaktır.
Belki de gelecek, daha fazla teknik geliştirenlerin değil…
İnsanı daha derin anlayabilenlerin olacaktır.
Eğer öyleyse, kişisel gelişimin bir sonraki adımı daha fazla motivasyon üretmek değil;
İnsan mimarisini anlamaktır.
Ve bana göre asıl dönüşüm, tam da orada başlayacaktır.