Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Bazı Hayvanlar Bizi Tiksindiriyor

23.08.2010

Çirkin bulduğumuz türleri incelerken kendi iç yüzümüzü kavrıyoruz.

Bazı hayvanlar vardır, bizim standartlarımıza göre çirkindir. Şimdi birkaç araştırmacı, bize zehirleriyle saldırmadıkları veya yiyeceğimizi almaya kalkışmadıkları halde neden bazı hayvanları çirkin bulduğumuzu anlamaya çalışıyor. En çirkinler arasında yıldız burunlu köstebek bulunuyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Nörolog Nancy Kanwisher, köstebeğin yüzünün "rahatsız edici olduğunu çünkü bir yüzü yokmuş gibi göründüğünü" söylüyor. Buna karşılık derin su yaratığı blobfish'in bedeni, soluk rengi, peltemsi görünümü ve büyük dudaklarıyla, bir tek kafadan ibaretmiş gibi bir görüntü veriyor. Yüzünde ise erimekteymiş izlenimi veren üzgün bir ifade var. Bilim insanlarına göre, diğer türlerde anormal ya da tedirgin edici bulduğumuz şeyi başka bir şeyle karşılaştırma düşüncesi yeni bir bakış açısını ortaya çıkarıyor. Bu bakış açısı, onlarla ilgili görsel bilgiyi ilk bakışta nasıl ortaya çıkarttığımızı ve daha sonra bu değerlendirmelere insani nitelikler atfederek kendimizle nasıl kıyasladığımızı açıklıyor. Yeni Zelanda'da Canterbury Üniversitesi'nden Sanat Felsefesi Profesörü Denis Dutton, "Burnundan çıkan yıldız şeklindeki uzantıların rengi gökkuşağı mavisi olsaydı, kimse yıldız burunlu köstebeği çirkin bulmayacaktı. Ancak pembemsi burnunun insan derisine benzemesi bizim algılarımızı altüst ediyor ve sağlıklı insan derisini normal kılan şeylerle ilgili düşündüğümüz tüm değerleri bozuyor" diyor. Örneğin sarkık burunlarıyla erkek proboscis maymunu ve erkek deniz fili var. Yassı, şekilsiz burunlarının jilet gibi dişlerine vurgu yaptığı tüylü yarasa ve vampir yarasalar var. Yaban domuzunun köşegen kafatası ise Picasso'nun "Guernica"sından fırlamış gibi görünüyor. Araştırmacılara göre, hangi türlerin inceleneceğine hangilerinin korumaya alacağına karar verirken estetik önyargılarımızı bir kenara koymamız gerekiyor. Güney Afrika Pretoria Üniversitesi'nden araştırmacı Morgan J. Trimble, geçenlerde Conservation Biology dergisinde çıkan yazısında, aynı bizim gibi bilim insanlarının da çirkine karşı önyargılı olduğuna dair kanıtlar ortaya koydu. 1994 ile 2008 yılları arasında bilimsel yayınları tarayan araştırmacılar, şempanzelerle ilgili bin 855, leoparlarla ilgili bin 241 ve aslanlarla ilgili 562 makale buldu. Buna karşılık Afrika denizineğine ait yalnız 14 makale vardı. Bu farkın nedeniyle ilgili fikir yürüten Trimble, "Bilim insanlarının çoğu çalıştıkları konuya sevgi besler. Birçoğu da büyük, tüylü ve şirin hayvanlarla ilgilenir" diyor. Ya da küçük sevimli şeylere. İnsanlar ve diğer memelilerin yavrulara karşı doğuştan bir ilgisi var. Sevgi yaratan özellikler arasında büyük gözler, düğme burun ve yüzün alt kısmına yerleştirilmiş bir ağız bulunuyor. Bu özelliklerin evrenselliği ise, anne köpeklerin neden yavru kedileri beslediğini, dişi aslanların da neden antilop yavrularının bakımını üstlendiklerini açıklıyor. İskoçya'da St. Andrews Üniversitesi'nden Evrim Psikoloğu David Perrett, ilk aşamada "çirkinlik bu özelliklerden sapma olarak tanımlanıyor" diyor. Pennsylvania Üniversitesi'nden Wendy Steiner yavrunun sağlıklı ve doğurgan bir genç olarak büyüdüğünü ve bunun da insanlar için düzgün bir şekil ve atletik bir vücut olarak karakterize edildiğini belirtiyor. "Pörsük derili, kedi bıyıklı, boyunsuz bir hayvan yaşlı birisine benzetilecektir" diyor. Hayvan vücudunun belirli bir parçasını kendimizinkiyle ne kadar fazla kıyaslarsak, hayvanı o kadar çirkin buluruz. Dutton "Bir filin hortumunu çirkin bulmayabiliriz çünkü bizle hiçbir benzerliği yoktur. Ancak bir proboscis maymunun uzun burnu bizimkine yeterince yakın olduğu için ona hemen insan standartlarına uygularız" diyor. İnsanlar ayrıca başkalarındaki sağlık problemleri belirtilerine karşı aşırı duyarlılar. Miller, "Bu, simetrik olması gereken herhangi bir şeyin ciddi şekilde asimetrik, pürüzsüz olması gereken bir şeyin de pürüzlü ve şekilsiz görünmesinin bizde doğurduğu etki. Derinin üzerinde parazit ya da derinin altında kurtçuk varmış gibi görünüyorsa veya rengi sarı ya da soluksa, bir şekilde itici buluruz. Lekeli olan her şey sevimsiz gelir. Karman çorman tüyler sevimsiz gelir" diyor. Hastalık belirtileri ile doğuştan gelen anormallikler arasındaki farkı ayırt edebiliyoruz. Lekeler, yumrular ve yağlı, pas yeşili deri "muhtemelen bulaşıcı bir hastalık" anlamına gelir. Öte yandan asimetrik, abartılı, tam büyümemiş ya da tamamlanmamış özellikler doğuştan gelen sorunları işaret eder. Miller, "Deformasyon neyin yanlış neyin doğru işlediğine dair oldukça fazla bilgi sağlar. Bu sadece fiziksel deformasyonlardan oluşmaz. Deli gibi görünen insanlar da oldukça fazla dikkat çekicidir" diyor. Öte yandan zor, alışılmadık, çirkin genellikle ince bir zevkin işareti olarak görülür. Sanatın dünyasının uç bölgelerine yönelik bir zevkin belirtisidir. Steiner "Güzellik onun bozulmasıyla da var olabilir" diyor.
 
Kaynak: Sabah / The New York Times - NATALIE ANGIER

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım