Mustafa Kılınç ile Bilinçaltı Değişim Programları
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP MUSTAFA KILINÇ İLE SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Ben Neden Hayat Yanlısıyım?

Hayatın kutsallığına saygı sadece kürtajla sınırlandırılamaz.

Katı muhafazakârlar artık kürtaj karşıtlığını daha da ileri götürüyor. Çay Partisi'nin desteklediği Indiana Cumhuriyetçi Senato adayı Richard Mourdock 24 Ekim'deki bir tartışmada, tecavüz halinde bile kürtaja karşı olduğunu, bu konuyu düşündükten sonra, "hayatın Tanrı'dan bir armağan olduğunu anladığını" söyledi. "Bu hayat tecavüz sonucu olsa bile, demek ki Tanrı'nın iradesi böyle" diyordu.

Bu açıklama, yine Çay Partisi destekli Illinoisli Cumhuriyetçi Temsilci Joe Walsh'un sözleri üstüne geldi. Walsh, annenin hayatı tehlikede olsa bile kürtaja karşı olduğunu, çünkü "modern teknoloji ve bilim sayesinde" kadın kürtaj olmasa bile "her şart altında" kurtulabileceğini, "anne sağlığının kürtaj bahanesi haline getirildiğini" söylemişti. Bunun hemen öncesindeyse Missourili senato aday adayı, Temsilci Todd Akin, "meşru tecavüz" sonucu gebeliğin seyrek görüldüğünü, "kadın bedeninin bunu engellemek için türlü yolları olduğunu" dile getirmişti. Bunlar dil sürçmesi değil. Bunlar giderek saldırganlaşan aşırı sağcı Cumhuriyetçi tabanın gerçek sesi. Kürtaj konusunda uzlaşmaz bir tutum sergileyen bu taban yalnızca merkez eğilimli Cumhuriyetçileri devre dışı bırakmak istemiyor (Mourdock ılımlı Cumhuriyetçi Senatör Richard Lugar'ı Indiana'daki ön seçimlerde geçmişti), Amerika'nın bu konudaki fikir birliğini de bozmak istiyor. Bu fikir birliğine göre; inanç veya kanaat sebebiyle kendi hayatlarında kürtaja karşı olmayı tercih edenlere saygı duyulmalı, ancak kendi bedenleri üstünde farklı bir kişisel tercihte bulunanlara da saygı gösterilmeli ve bu konuda onlara yasal koruma sağlanmalıdır.

Son zamanlardaki bilim dışı (hatta deliliğin sınırına varan) kürtaj karşıtı açıklamalar, Mitt Romney ve Paul Ryan ve onların aşırı müttefikleri seçilirlerse bu hassas dengenin bozulabileceğini düşündürtüyor. O bakımdan, kadının kendi bedeni üstündeki denetim hakkını korumak isteyenlere küçük bir önerim olacak. Bir şeye adını vermek, onu sahiplenmek demektir. Bir konuya adını verebilirseniz onu sahiplenmenin de önünü açarsınız. O yüzden Cumhuriyetçilerin kendilerine "hayat yanlısı", Demokratların da "tercih yanlısı" demelerine bir son vermeliyiz. Çünkü bu büyük bir saptırmadır. Benim dünyamda silah taşımaya makul bir sınır getirilmesine (son örnek olarak, Colorado'daki sinemada kullanılan ve aslında savaş için tasarlanan yarı otomatik silahları herkesin alabilmesine) karşıysanız kendinize "hayat yanlısı" demezsiniz. Temiz hava ve suyun teminatı olan, çocuk astımını önleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve gezegendeki tüm hayatı etkileyebilecek iklim değişikliğiyle mücadele eden Çevre Koruma Ajansı'nı kapatmak istiyorsanız kendinize "hayat yanlısı" demezsiniz. En dezavantajlı çocuklara temel eğitim, sağlık hizmeti ve beslenme imkânı sağlayan "Head Start" gibi programlara karşı çıkıyorsanız da kendinize "hayat yanlısı" demezsiniz. Eğer böyleyseniz kendinize "gebelikte doğum yanlısı, hayata kayıtsız muhafazakâr" demeniz gerekir. Aile Planlaması programını sınırlayıp silahların denetim altına alınmasına karşı lobi yapanlara ben asla "hayat yanlısı" diyemem. "Hayat yanlısı" ancak bir anlama gelebilir, "hayatın kutsallığına saygı". Hayatın kutsallığına saygıyı ise; kadın bedenindeki her döllenmiş yumurtayı, nasıl döl lendiğine bakmadan, korumakla yükümlü olduğumuz, ama gizlice taşınan otomatik bir silahla vurulan dirileri korumakla yükümlü olmadığımız şeklinde yorumlayamayız. Kadın bedeninin "meşru" tecavüzü ayırt edebildiğini açıklayan bir sözde bilime dayanarak küresel ısınmanın (üstelik iklim bilimcilerin yüzde 99'u iklim değişikliğinin yeryüzündeki tüm canlıları tehdit ettiği sonucuna varırken) uydurma olduğunu savunanlara ben saygı duyamam. "Hayat yanlısı" terimi, hayatın kutsallığına saygı duyanları ifade etmelidir. Bu kutsallığın gebelikle başlayıp doğumla sona erdiğine inanan kimseler için bu terimin kullanılmasına göz yumamam. Doğumdan sonrası hayat değil mi? Hayatın kutsallığına saygının gebelikle başladığına inanıyorsanız onun doğumla sona eremeyeceğini de bilmeniz gerek.

Bu dokunulmazlığın bağnazca daraltılması toplumumuzda korkunç sapmalara neden oluyor. Hayata saygı, o hayatın nasıl yaşandığı, iyileştirildiği ve korunduğuna saygıyı da kapsamalı ve yalnızca gebelik anı için değil, hayatın yaşandığı süreç için de geçerli olmalı. O yüzden bence ABD'nin en "hayat yanlısı" politikacı, New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg'dir. Bloomberg kadınların tercih hakkını desteklemenin yanında, yetkilerini kullanarak, herkesin yaşam kalitesini iyileştirecek politikalara da arka çıktı. Kanseri azaltmak için barlarda ve halka açık parklarda sigarayı yasaklaması, obezlik ve şeker hastalığıyla mücadele adına New York kentinde büyük hacimli şekerli içeceklerin yasaklanması, restoran zincirlerinin menülerinde kalori hesabının zorunlu tutulması, saldırı silahlarındaki federal yasağın süresi dolduktan sonra gerek bu yasağın tekrar yürürlüğe konması, gerek akla uygun diğer silah kontrollerinin uygulanması, okul öncesi eğitime destek vermesi ve iklim değişikliğine yol açan etkenlerin azaltılması bu politikalara birkaç örnek. İşte "hayat yanlısı" diye ben buna derim.

The New York Times / Thomas L.Friedman

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Dailymotion
Nlpdap
40 Arena
Youtube