Mustafa Kılınç ile Bilinçaltı Değişim Programları
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP MUSTAFA KILINÇ İLE SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Güven Yok Olduğunda

Dünyayı sevginin ayakta tuttuğunu duymuşsunuzdur. Aynı şey güven için de geçerli, hatta belki daha da çok geçerli. Özel hayatımızda eşimizin ve dostlarımızın söylediklerine güveniriz. Kamu hayatında çocuklarımızı okullara emanet eder, sürücülerin kırmızı ışıkta durmasına güveniriz. Politikacıların bizim adımıza hareket edeceğine, belediyelerin şehirlerimizi yöneteceğine, hükümetlerin sorumluluklarını yerine getirerek toplumun kalbi olarak iş göreceğine güveniriz. Peki ya güven yok olduğunda ne yaparız? New York'ta Weill Cornell Tıp Fakültesi'nden psikiyatr Anna Fels, "bir anda hayatlarının eskiden beri süregelen yalanlar üstüne kurulduğunu öğrenen hastalarının" yaşadıklarını The New York Times'ta şöyle anlatıyordu: "Bunlar, örneğin, internette aile sırlarına rastlayan veya eşinin gizli bir ilişkisine ait eski bir faturayı bulan insanlar. Kapıldıkları duygular görünüşte bir suçlununkinden daha iyi görünse bile, uzun vadede daha yıkıcı olabilmektedir; aşağılanma duygusu, utanç, saf veya kör olma algısı, gerçeği başından beri bilenlere yabancılaşma ve hepsinden daha kötüsü, nefret gibi". Fels'e göre gerçeğin öğrenilmesinden sonra yaşanan buhranda en çetin süreci aldatanlar değil, aldanan taraf yaşıyor. Bugünlerde Amerikan kamuoyunun büyük bir bölümü de benzer duygular yaşıyor. Öncelikle, hem hükümet hem de işletmelerin kişisel bilgileri topladıkları ve mahremiyeti ihlal ettikleri yönünde raporlar var. Daha geçtiğimiz günlerde The New York Times, Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) "bazı Amerikalıların sosyal bağlantılarına ait karmaşık çizelgeler" hazırladığı, bu çizelgelerle o kişilerin "iş çevreleri, belli zamanlardaki konumları ve kimlerle yolculuk yaptıkları gibi şahsi bilgileri de belirleyebildiğini" yazdı. Edward Snowden'ın NSA sırlarını açıklamasını kaydeden filmin yönetmeni Laura Poitras ve gazetemiz muhabiri James Risen'ın yazdıklarına göre, "Ajansın neredeyse tüm faaliyetleri gizli; Amerikalılarla ilgili bu bilgilerin gözden geçirilmesiyle ilgili karar gizlice alındı ve ne ülkenin istihbarat mahkemesi bunu değerlendirdi, ne de konu kamuoyunda tartışıldı". Fakat tek sorun gizlilik değil. Belki de devlete olan güvensizlikleriyle baş etmeye çalışan Amerikalılar 1 Ekim sabahı uyandıklarında, güvensizlik duyacak devletin ortada olmadığını gördüler. Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasındaki bütçe kavgası devletin kısmî kepenk indirmesiyle sonuçlandı. Kriz yüzünden, düşkünleri de kapsayan birçok hizmet donduruldu. Milli parklar kapatıldı ve 800 bin federal çalışana izin verildi. Peki, Amerikalılar ne hissediyor? 1997'den beri kamuoyunun devlete öfkesini araştıran Pew anketine göre bugün bu öfke en yüksek noktasında. Seçmenlerin yüzde 26'sı "kızgın", yüzde 51'i ise "bıkkın". Soru sorulanlar içinde öfkesi en yüksek olan grup yüzde 41'le muhafazakâr Cumhuriyetçiler. Gençler çoğunlukla bıkkınlığı da es geçerek her şeyi görmezden geliyor. 30 yaş altındakilerin yüzde 63'ü haberleri yakından takip etmediğini, neredeyse yarısı ise haberleri hiç takip etmediğini söylüyor. Bir The New York Times okuruna göre sorun da zaten bu. "İnsanların devlete olan güvensizliği, ne kadar sık tekrar ederse etsin", devletin hatasından kaynaklanmıyor, diyordu okuyucumuz. "Biz kendi vatandaşlarımıza olan güvensizliğimizi devletin olumsuz olarak gördüğümüz hareketlerine yansıtıyoruz."

PETER CATAPANO

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Dailymotion
Nlpdap
40 Arena
Youtube