Mustafa Kılınç ile Bilinçaltı Değişim Programları
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP MUSTAFA KILINÇ İLE SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Rujdaki Gizli Tehlikelere Dikkat

Toz pembe, ateş kırmızısı ve hatta menekşe moru... Dünyada her gün milyonlarca kadın ve genç kız, dudaklarına ruj sürüyor. Ve bir kereyle yetinmiyorlar: yeni bir araştırmaya göre kadınların bir kısmı, günde 20 kereye kadar rujlarını tazeliyor. Peki, ruj sürerken kendilerini zehirli metallere maruz bırakıyorlar mı?

Araştırmalar rujların çoğunun eser miktarda da olsa kurşun içerdiğini gösteriyor. Ama yeni bir araştırma, çok sayıda markanın kadmiyumdan alüminyuma kadar başka metalleri de içerdiğini ortaya çıkardı. Uzmanlar şimdi bu metallerin cilt tarafından günlük bazda emildiği takdirde neler olacağıyla ilgili sorular sormaya başladı.

Yeni araştırmanın başyazarı olan Berkeley’deki California Üniversitesinden Katharine Hammond, “Bu, kısa süreli kullanımla sınırlı kalmayıp kronikleşen bir sorun olduğu için önemli” diyor. “Herkesin paniğe kapılması gerektiğini söylemiyoruz. İçimizin rahat olmaması gerektiğini, bu metallerin sağlığımızı etkilediğini söylüyoruz” diye ekliyor.

Bu sorun, kamuoyunun dikkatine ilk olarak 2007’de yayımlanan bir kurşun zehirlenmesi raporuyla sunuldu. FDA, 2011’de 400 rujda kurşun kalıntısına rastlayan bir rapor yayımladı. Hem FDA hem de kozmetik sektörü milyonda 1 parçanın biraz üzerinde olan ortalama kurşun seviyesinin, olağandışı bir sağlık riski teşkil etmediğini söylüyor. Kişisel Bakım Ürünleri Konseyi’nden toksikoloji uzmanı Linda Loretz, “Metaller her yerde. Bu da güvenlik sorunu yaratmayacak kadar küçük bir miktar” diyor.

Ancak Boston Üniversitesi Tıp Merkezi’ndeki kurşun zehirlenmesini önleme programının tıbbi direktörü Dr. Sean Palfrey, kurşunun vücutta biriktiğini söylüyor. Palfrey, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin de “hiçbir kurşun seviyesinin gerçekten güvenli olmadığını” kabul ettiğini belirtiyor.

Hammond’un Mayıs ayında Environmental Health Perspective dergisinde yayımlanan çalışması, 24 dudak parlatıcısı ve sekiz ruj markasında kadmiyum, kobalt, alüminyum, titanyum, manganez, krom, bakır ve nikel kalıntılarına rastladı.

Rujlarda rastlanan en yüksek alüminyum seviyesi, milyonda 5 bin parça.

Loretz, alüminyumun rujlara sabitleyici olarak eklendiğini söylüyor. “Renklerin dağılmasını önlüyor” diyor. Titanyum oksit - ise ağartıcı olarak kullanılıyor ve kırmızıları yumuşatarak pembeye dönüştürüyor. İki metal de FDA tarafından onaylanıyor. Ama Loretz, Dr. Hammond’un belirttiği diğer metallerin hepsinin büyük ihtimalle istenmeyen maddeler olduğunu söylüyor.

Örneğin üreticiler dudak parlatıcılarına parlaklık katmak için doğal olarak meydana gelen bir mineral olan mikayı kullanıyor. Mika çoğunlukla kurşun, manganez, krom ve alüminyum gibi metaller içeriyor. Daha yoğun ruj renklerinin, metallerin pigmentlere nüfuz etmesinden ötürü daha büyük bir metal yüküne sahip olduğuna yönelik işaretler de var.

Dr. Palfrey, bazı metallerin mukoza dokuları tarafından kesin olarak emildiğini söylüyor.

Dr. Hammond, tüketicilere sağduyularına güvenmelerini tavsiye ediyor: Küçük çocukların rujla oynamasına izin vermeyin.

Hammond, “Ruja tehlikeli bir şey gibi yaklaşın. Çünkü yerlerse, küçük vücutlarına büyük miktarda metal almış olacaklar” diyor.

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Dailymotion
Nlpdap
40 Arena
Youtube