Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Eğitimli Ve Genç Avrupalılar Çaresizce İş Arıyor

MADRİD - Sosyolojide yüksek lisans derecesi olan 24 yaşındaki Alba Méndez, arkadaşının kirasız kalmasına izin verdiği küçük odadan çıkarken özgeçmişini kolunun altına sıkıştırıyor. O gün bir süpermarketle iş görüşmesi var. Ama bu, okulunu bitirdikten sonra düşündüğü türden profesyonel bir kariyer değil; bazı geçici işlerden, sonuçsuz başvurulardan ve gençlerin giderek daha uzun saatler ücretsiz çalışmasını ve bunun kalıcı hale gelmesini isteyen işverenlerden sonra küçük bir umut ışığı. Ailesi, Kanarya Adaları'ndaki evlerine dönmesi ve babasının meyve işine yardım etmesi için ona yalvarmış. Fakat devir öyle bir devir ki, kendi babası bile ona belki maaş ödeyemeyecek bir durumda. Méndez, "Bazı günler yataktan çıkamayacak kadar kendimi kötü hissediyorum" diyor. "Kendime soruyorum, 'Ben neyi yanlış yaptım?' diye". Aynı soruyu milyonlarca genç Avrupalı kendine soruyor. Ekonomik krizin kıtayı vurmasından beş yıl sonra gençler arasındaki işsizlik birçok ülkede dehşet verici bir boyuta ulaştı: 24 yaş ve altı için bu oran eylül itibariyle İspanya'da yüzde 56, Yunanistan'da yüzde 57, İtalya'da yüzde 40, Portekiz'de yüzde 37, İrlanda'da da yüzde 28'di. 25-30 yaş grubu içinse bu oranlar, yukarıdaki rakamların yarısı ile üçte ikisi arasında değişiyor ve giderek yükseliyor. Gençlerle yapılan görüşmeler, anne-babalarının yaşadığı Avrupa rüyasının onlar için artık mümkün olmadığını ürkütücü bir şekilde gözler önüne seriyor. Güneyliler bu yeni Avrupa gerçekliği içinde kendilerine basit bir varoluş kurmaya çalışıyor. Seçeneklerden biri, iş kıtlığının olduğu evlerinde, ailelerinin koruması altında yaşamak; öbürü de iş bulabilecekleri, ama muhtemelen de yabancı muamelesi görecekleri Avrupa'nın kuzeyine gitmek. Melissa Abadía dört yıl önce, yirmi üçüncü doğum gününün hemen ardından böyle bir karar vermiş. 2008 mali krizindeki büyük çöküş yüzünden iyi bir iş bulmanın imkânsızlaşt ığı İspanya'daki ailesini bırakmış ve işverenlerin hâlâ yeni çalışanları işe aldıkları Hollanda'ya taşınmış. Abadía, "Uçağa bindiğimde ağlıyordum" diye hatırlıyor. "Ama bir karar vermem gerekiyordu. Ülkemde anlamı olmayan bir şey için mücadele mi etmeliyim, yoksa buradan çıkıp kendime bir hayat mı kurmalıyım?" Memleketi olan doğu İspanya'daki Castellón de la Plana'da beş yıl hemşirelik eğitimi alan Abadía şimdi Amsterdam'da penceresiz bir depoda çalışıyor; bir giyim mağazasının para çantası ve çoraplarını düzenliyor. Bir işi olduğu ve bağımsızlığını bir ölçüde koruyabildiği için şanslı. Bu da üyesi olduğun kuşağın nasıl bir çıkmazda olduğunu gösteriyor. İspanya'da hemşire olarak ücretsiz stajyerlik yapmak ve bir gece kulübünde kısa bir süreliğine çalışmak dışında iş bulamayan Abadía, Avrupa'nın daha müreffeh kuzeyi için interneti arayıp taramış. Ve Amsterdam'da çocuk bakıcısı olarak çabucak bir iş bulmuş. Başta göçmen olmanın şokunu yaşamış. Amsterdam'a vardığında, hepsi de akın akın iş arayan genç İspanyol, Yunan, İtalyan ve Portekizli kadın ve erkeklerden biri olarak, "iş çalmaya gelen biri gibi görülmenin neye benzediğini biliyordum". Çok geçmeden, Kraliyet Sarayı'nın yakınındaki bir giyim mağazasında daha yüksek ücretli bir iş bulmuş. Mağazada iş için göç etmiş en az 10 başka genç İspanyol daha varmış. Abadía iki yıl boyunca kısa vadeli sözleşmeler arasında gidip gelmiş. (İşverenlerin krizde maliyetleri azaltmak ve kadroluların yararlandığı pahal ı çal ışma güvencelerinden kaçınmak için başvurduğu bir yöntem bu.) Fakat işvereni sonunda geçici statüsünü kadroluya çevirmiş ve Abadía böylece tüm hak ve güvenceleriyle birlikte mağazanın en büyük deposunun sorumlusu olmuş. Bugünün Avrupa'sında istihdamın böylesi bile bir bakıma bir zafer. Çünkü Abadía'nın bin 200 euro olan şu anki kazancı, İspanya'da kazanabileceğinin neredeyse iki katı. "Son zamanlarda bizim gibi gençlerin kaçmasıyla ilgili eleştiriler kulağıma geliyor. Oysa biz kaçmadık. Ekonomik şartların ve siyasetçilerin zorlamasıyla ayrılmak zorunda kaldık" diyor Abadía ve ekliyor. "Eğer gidişatı düzeltmezlerse akıllı, genç insanlardan birkaç kuşağı daha harcayacaklar. Ondan sonra ülkeden geriye ne kalacak?" Bu soru Avrupalı liderleri düşündürüyor. Tahmini yüz bin üniversite mezunu İspanya'yı terk etti. Krizin vurduğu diğer Avrupa ülkelerinden de yüz binlercesi daha Almanya, İngiltere ve kuzey ülkelerine giderek mühendislik, bilim ve tıp alanında şanslarını denediler. Avustralya, Kanada ve ABD'ye gidenler de cabası. AB'ye bağlı bir araştırma ajansı olan Eurofound'un araştırma müdürü Massimiliano Mascherini'ye göre mevcut göç "nüfusun en vasıflı kesimini kapsıyor. Hükümetler için bu büyük bir endişe kaynağı olmalı". Eurofound 14 milyon genç Avrupalının çalışmadığını ve iş dünyasından koptuğunu; bunun AB üye devletlerine sosyal yardım ve üretim kaybı cinsinden yılda 153 milyar euroya mal olduğunu bildiriyor. Méndez bu tedirgin edici gerçeğe rağmen riski göze almış. Altı yıl önce Madrit'e gelmiş ve sosyolojide yüksek lisans diplomasını alarak bu yaz okulunu bitirmiş. "Muhteşem bir hayat sürmeyi beklemesem de insanlara yardım edebileceğim iyi bir işe girmeyi umuyordum" diyor Méndez. Fakat İspanya amansız bir ekonomik durgunluğa sürüklenmişti ve hükümet, Méndez'in yararlı olmayı umduğu türden sosyal hizmetlere artık ödenek ayırmıyordu. Öyle olunca Méndez bir sandviç zincirine başvurmuş, ama iki haftalık ücretsiz bir deneme süresinden sonra vazgeçmiş. Lüks bir İspanyol otel zincirine gitmiş, ama ondan ücretsiz eğitim vermesini istemişler. Süpermarket zinciriyle yaptığı iş görüşmesinde onu 30 başka adayın olduğu bir odaya almışlar. Bu adayların çoğu da iyi üniversite mezunlarıymış. Grup görüşmesinde geçen bir saatin ardından Méndez iç çekerek odadan çıkmış. İşe al ınmamak demek, "bağımsızlığı ve altı yıl boyunca kendim için kurmaya çalıştığım hayatı kaybetmem" demekti. Sonra Méndez, meyve-sebze raflarını düzenlemek ve kasiyer olarak çalışmak üzere işe alındığını öğrendi. Fakat yalnızca üç aylık bir sözleşme y apacaklardı v e b unun yenilenme garantisi de olmayacaktı. 800 euro aylık maaş Méndez'in en temel ihtiyaçlarını karşılamasına yetecek ve ailesine dönmek zorunda bırakmayacaktı, ama ancak o kadar. "Dolayısıyla durumum çok da iyiye gitmiş sayılmaz. Hâlâ eninde sonunda sosyolog olarak iş bulmayı umuyorum" diyor Méndez. Yine de kendisi için parlak bir gelecek hayal etmekte zorlanıyor. "Ama güçlü olmalıyım" diyor. "Şimdilik elimden başka bir şey gelmiyor".

LIZ ALDERMAN

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım