Mustafa Kılınç ile Bilinçaltı Değişim Programları
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP MUSTAFA KILINÇ İLE SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

İNANÇLAR, DEĞERLER, ÖZ-YETERLİLİK KURUMSAL ve BİREYSEL HAYATIN GÖRÜNMEYEN KADROSU

İnançlarımız ve değerlerimiz nedir? Nasıl oluşurlar ve bizi kim yaparlar? Durup mutlaka düşünmek lazım. İnançlar ve değerler, öz-yeterlilik konusunda kendi içsel analizimizi başlatmak ve tamamen kendi dışımızda tayin edildiğini sandığımız kaderimizi ayrıntılandırmak, böylelikle yolumuzu fark etmek, tüm engebeleri aşmak için en önemli kısımdır.

Mustafa Kılınç diyor ki; “İnançlar şah damarımızdır.”

Değerler ve inançlar neden bu kadar önemli?

Robbins ve Judge’nin (2013:14) tanımına göre; “Değerler, belirli bir davranış biçiminin veya bir duruşun, kişisel veya sosyal olarak karşı veya zıt bir davranış biçimine veya bir duruşa tercih edilmesine sebep olan temel inançları temsil ederler.” Bu temel inançlar, bireyin doğrularını, iyi veya istenilen, arzu edilen, takdir edilen olduğuna dair düşüncelerini ortaya koyan yargısal unsurlardır. Değerler, bize bu yargısal unsurların hem içeriği hem de yoğunluğu bize işaret eder. İçerik, davranışın hedefini vurgularken, yoğunluk önemi belirtir. Bir kişinin değerlerini, yoğunluklar açısından derecelendirdiğimizde o bireyin “değerler sistemini” elde ederiz. Bu, bize, kişinin değerler hiyerarşisini anlamamızı sağlar. Özgürlük, dürüstlük, öz-saygınlık, öz-yeterlilik, sevgi göreceli öneme göre her bireyde yer değiştirebilir.

Değerler arasında “Öz-Yeterliliğin Önemi”

Öz-yeterlilik” algısı, bir kişinin aile veya iş hayatında, hayattaki bireysel yolculuğunda ,görev tanımındaki bir işi yapmak veya sorumluluklarını yerine getirmek için gerekli becerilere sahip olduğu konusundaki inancıdır. Bu inanç, “ben annelik konusunda yeterliyim/yetersizim”, “ben iyi bir liderim/değilim”, “satış yapabilirim/yapamam” şeklinde her konuda ve her alanda bizimle büyür ve bizi ele geçirir. Bandura (1997) öz-yeterliliği “bireyin, belli bir performansı göstermek için gerekli etkinlikleri organize edip, başarılı olarak yapma kapasitesi hakkında kendine ilişkin yargısı” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımı daha iyi anlayabilmek için öncelikle kısaca öz, benlik kavramına değinelim ve sonrasında bu kavramın kendimizle olan bağını inceleyelim.

Öz anlam olarak, kişinin kendine ait algılarının bütününü demektir. Bireyin öz kavramı, çevrenin yorumlamaları, deneyimleri aracılığıyla biçimlenir ve önemli bulunan diğer insanların teşvikleri ya da değerlendirmelerinden oldukça etkilenir (Schunk, 2000). Buradan anlaşılacağı üzere, özümüzdeki tüm kodların, bizim inanç ve değerlerimizin temeli olduğunu anlayabiliriz. Bir bilgisayar yazılımı gibi düşünürsek kendimizi, kontrolümüz dışında yazılımımıza giren çöp bilgiler dışarıya atılmadığı sürece “öz-barış” sağlayamayız. Bu nedenle, yetersiz olduğumuza dair inancımızla yol inşa etme çabasındayken, patinaj durumunda buluruz kendimizi.

Nöro Somotik Programlama ile “özümüzle barışmak mümkün”. Çöp kodları, bu eğitim ile Mustafa Kılınç eşliğinde tespit ederek ve tüm bilimsel yöntemleri harmanlanarak “öz-barış” ile yeni bir ben doğurabiliyoruz. Kim bilir, farkında olmadığımız hangi potansiyellerimiz içimizde doğmayı bekliyor?

Dr. Dila Buz Durak

Gelişim ve Farkındalık Eğitmeni

NLP Haberleri