Mustafa Kılınç ile Bilinçaltı Değişim Programları
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP MUSTAFA KILINÇ İLE SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

İNSAN, KENDİ KALIPLARININ FARKINDA MI?

Zihinsel, Duygusal ve Davranışsal Kalıpların Görünmeyen Etkisi

 

Mustafa Kılınç

Nöro Somatik Programlama (NSP) Kurucusu – Yazar

 

İnsan gerçekten kendi kararlarını mı veriyor, yoksa yıllar önce öğrendiği düşünce, duygu ve davranış kalıplarının içinde mi yaşamaya devam ediyor?

 

Hiç düşündünüz mü?

 

Neden bazı insanlar farklı kişilerle aynı ilişki sorunlarını yaşar? Neden bazıları başarıya yaklaştığında geri çekilir? Neden kimi insanlar hayır demek isterken evet der, konuşmak isterken susar, uzaklaşmak isterken kalır?

 

Daha önemlisi, insan yanlış olduğunu bildiği bir davranışı neden tekrar eder?

 

Çünkü bir davranışın yanlış olduğunu bilmek, o davranışı ortaya çıkaran zihinsel, duygusal ve bedensel süreçlerin değiştiği anlamına gelmez.

 

İnsanın en büyük yanılgılarından biri, farkına vardığı her şeyi değiştirebileceğine inanmasıdır.

 

Oysa farkındalık, dönüşümün tamamı değil, başlangıcıdır.

 

ZİHİNSEL KALIPLAR: İNSANIN GÖRÜNMEYEN SINIRLARI

 

Zihinsel kalıplar, insanın kendisini, başkalarını ve dünyayı yorumlarken tekrar tekrar kullandığı düşünce örüntüleridir.

 

Bir insan kendisini yetersiz görüyorsa, karşısına çıkan fırsatları da bu düşüncenin etkisiyle değerlendirebilir.

 

Terk edilmekten korkan biri, sıradan bir mesafeyi reddedilme olarak yorumlayabilir.

 

Başarısız olacağına inanan bir başkası, henüz başlamadığı bir işin sonucunu zihninde çoktan belirlemiş olabilir.

 

Buradaki temel sorun, düşüncenin varlığı değil; düşüncenin sorgulanmadan gerçek kabul edilmesidir.

 

İnsan bazen hayatı olduğu gibi değil, öğrendiği kalıpların izin verdiği biçimde görür.

 

Ve en tehlikelisi şudur:

 

İnsan kendi düşüncesini gerçeklikle karıştırdığında, zihinsel kalıbını kişiliğinin değişmez bir parçası sanmaya başlayabilir.

 

DUYGUSAL KALIPLAR: BUGÜNÜN İÇİNDE YAŞAYAN DÜN

 

Bir insan neden küçük bir eleştiri karşısında yoğun öfke yaşayabilir?

 

Neden sıradan bir ayrılık ihtimali, derin bir terk edilme korkusunu harekete geçirebilir?

 

Neden bazı insanlar sevgi gördüğünde bile huzursuz olur?

 

Çünkü duygusal tepkiler yalnızca içinde bulunulan olaydan etkilenmez. Geçmiş öğrenmeler, ilişkisel deneyimler, beklentiler ve bedensel uyarılma süreçleri de bu tepkilerin oluşumunda rol oynar.

 

Bazen bugünün olayı küçüktür; fakat o olaya verilen tepki, geçmişten öğrenilmiş daha geniş bir anlam taşır.

 

Nöro Somatik Programlama perspektifinden bakıldığında, duygusal kalıpları anlamak için yalnızca insanın ne düşündüğüne değil, o düşünceyle birlikte bedeninde ve davranışlarında neler gerçekleştiğine de dikkat etmek gerekir.

 

Çünkü insan duygularını yalnızca sözcüklerle ifade etmez.

 

Bazen susarak, bazen uzaklaşarak, bazen öfkelenerek, bazen de sürekli onay arayarak ifade eder.

 

Duygusal kalıpların en güçlü yanı, insana tanıdık gelmeleridir. Tanıdık olan ise her zaman sağlıklı olan değildir.

 

DAVRANIŞSAL KALIPLAR: BİLDİĞİNİ DEĞİL, ALIŞTIĞINI YAPMAK

 

İnsan bazen ne yapması gerektiğini çok iyi bilir.

 

Sınır koyması gerektiğini bilir ama koyamaz.

 

Bir ilişkiyi bitirmesi gerektiğini düşünür ama aynı döngüye geri döner.

 

Kendisini savunmak ister ama sessiz kalır.

 

Değişmek ister ama eski davranışına döner.

 

Peki neden?

 

Çünkü davranışlar yalnızca bilinçli kararlarla oluşmaz. Tekrarlanan deneyimler, alışkanlıklar, duygusal beklentiler ve çevresel koşullar da davranışların sürdürülmesinde etkili olabilir.

 

Örneğin çatışmadan kaçınan bir insan, sessiz kaldığında kısa süreli rahatlama yaşayabilir. Bu rahatlama, uzun vadede kendisine zarar verse bile aynı davranışı yeniden seçmesini kolaylaştırabilir.

 

İşte bu nedenle bazı davranışlar, kişinin istediği hayatı kurmasına engel olsa bile devam eder.

 

Burada önemli olan, insanı davranışından dolayı suçlamak değildir.

 

Önemli olan, o davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığını, neyle sürdürüldüğünü ve hangi yeni deneyimlerle değişebileceğini anlamaktır.

 

İnsan bazen kendi hayatının önündeki engeli dışarıda ararken, yıllardır tekrar ettiği davranış kalıbını göremez.

 

NSP: KALIPLARIN ARDINDAKİ ORGANİZASYONU ANLAMAK

 

Nöro Somatik Programlama (NSP), insanın zihinsel, duygusal, bedensel ve davranışsal süreçlerini birbirinden bağımsız parçalar olarak değil, etkileşim içindeki bir bütün olarak ele alan bir yaklaşım ortaya koymaktadır.

 

Bu perspektifte temel soru yalnızca “İnsan neden böyle davranıyor?” değildir.

 

Asıl üzerinde durulması gereken sorular şunlardır:

 

Bir düşünce hangi duygusal tepkiyle birleşiyor? Bu duygu bedende nasıl karşılık buluyor? Ortaya çıkan bedensel yanıt davranışı nasıl etkiliyor? Ve tekrar edilen davranış, başlangıçtaki düşünceyi nasıl güçlendiriyor?

 

Böylece insanın yaşadığı sorunu yalnızca bir düşünceye, bir duyguya ya da tek bir geçmiş olaya indirgemeden değerlendirmek mümkün hale gelir.

 

NSP’nin kuramsal yaklaşımı açısından dönüşüm, bu etkileşimlerin fark edilmesi ve uygun koşullarda yeni tepkilerin öğrenilmesiyle ilişkilidir.

 

Elbette bu yaklaşımın kendine özgü uygulamalarının etkililiği, bağımsız ve kontrollü bilimsel araştırmalarla ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Çünkü bir modelin güçlü olması, yalnızca açıklamalarının etkileyici olmasına değil, ortaya koyduğu iddiaların sınanabilir olmasına da bağlıdır.

 

İNSAN KENDİSİNE ŞU SORUYU SORMALI

 

Bugün yaşadığınız hayatın ne kadarı bilinçli tercihlerinizden, ne kadarı tekrar ettiğiniz kalıplardan oluşuyor?

 

Kaç kez aynı nedenle kırıldınız?

 

Kaç kez aynı korkuyla geri çekildiniz?

 

Kaç kez aynı insan tipine yöneldiniz?

 

Kaç kez kendinize verdiğiniz değişim sözünü eski bir davranışla bozdunuz?

 

Belki de artık yalnızca başınıza gelenleri değil, başınıza gelenlere nasıl karşılık verdiğinizi de sorgulamanın zamanıdır.

 

Çünkü insanın geçmişini değiştirmesi mümkün değildir. Fakat geçmişte öğrendiği her tepkiyi geleceğinde sürdürmesi de zorunlu değildir.

 

SON SÖZ: İNSAN KALIPLARINDAN DAHA FAZLASIDIR

 

İnsan yalnızca düşüncelerinden ibaret değildir.

 

Yalnızca duygularından, korkularından, alışkanlıklarından ya da geçmiş deneyimlerinden de ibaret değildir.

 

İnsan, öğrendiklerini yeniden değerlendirebilen, davranışlarını değiştirebilen ve yeni yaşam deneyimleri geliştirebilen bir varlıktır.

 

Ancak dönüşüm, kendisine sürekli olumlu cümleler söylemekten ya da değiştiğine inanmak istemekten daha fazlasını gerektirir.

 

Dönüşüm; fark etmeyi, anlamayı, yeni davranışları deneyimlemeyi ve gerektiğinde profesyonel destek almayı kapsayan bir süreçtir.

 

Mustafa Kılınç İnsan Modeli’nin merkezinde, insanı geçmişinin değişmez sonucu olarak değil, dönüşüm kapasitesi taşıyan bir bütün olarak değerlendirmek vardır.

 

Ve şimdi kendinize son bir soru sorun:

 

“Ben gerçekten istediğim hayatı mı yaşıyorum, yoksa yıllar önce öğrendiğim kalıpları mı tekrar ediyorum?”

 

Çünkü insanın hayatındaki en büyük değişimlerden biri, kendisine ait sandığı bir kalıbın aslında öğrenilmiş olduğunu fark etmesiyle başlayabilir.

 

Mustafa Kılınç

Nöro Somatik Programlama (NSP) Kurucusu

Yazar

NLP Lideri Mustafa Kılınç Diğer Yazıları