Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

İyileşmek İçin Önce Kendi Vücudunuza Güvenin

Fransız araştırmacı Marie-France Müller, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için önce insanın kendi bedenine güvenmesi gerektiğini savunuyor. Basit birkaç takviyeyle güçlü bir bağışıklığa kavuşmanın mümkün olduğunu söyleyen Müller, ilginç formüller verdi

Sirke üreticisi Kemal Kükrer'in davetlisi olarak geçen hafta İstanbul'a gelen Fransız araştırmacı Marie-France Müller, sağlıklı yaşam için önerdiği basit formüllerle dikkat çekiyor. Aynı zamanda klinik psikolog olan, uzun yıllar tıp doktorluğu yapan Müller, iki kez kanser olduktan sonra tamamen alternatif tıbba yönelmiş. Hayatın Akışını Değiştirerek Pozitif Yaşamak, Yüz için Refloksoloji, Nihayet Kaliteli Uyku gibi kitapları bulunan yazarla, Gençlik ve Sağlık İksiri Sirke adlı kitabı üzerine konuşmaya gittik, ama sağlıklı yaşam üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Alternatif tıpla tanışmanız, 22 yaşındayken yakalandığınız lösemi hastalığı sırasında olmuş. Daha önce verdiğiniz bir röportajda, 'Beni neredeyse öldüren tedaviler,' demişsiniz. Burada söz ettiğiniz kemoterapi mi?
Evet, tabii ki. Ama çok uzun zaman önceydi.

Şimdi yapılan kemoterapilerle ilgili aynı şeyleri düşünmüyor musunuz?
Aslında çok da değişen bir şey yok. Hâlâ bir tedavi olarak kemoterapinin çok da sağlıklı bir tedavi olduğunu düşünmüyorum.

Yani alternatif tıp yöntemleri, kemoterapinin yerini tutabilir mi sizce?
Kanserlerin dörtte üçünün doğal yöntemlerle önlenebileceğini düşünüyorum. Çünkü kanserlerin pek çoğu kötü beslenme, hormonlar, kirlilik gibi nedenlerle oluştuğu için çoğu doğal yöntemlerle çözülebilir. Sadece mesleki açıdan çok fazla zehire maruz kalmış insanların hastalığına çözüm olamaz.

İnsanlar hep kansere yakalandıktan sonra bir şeyleri araştırmaya başlıyor. Peki kanser olmamak için yapılabilecek alternatif yöntemler neler?
İnsanların kolayca uygulayabilecekleri ve bunu uyguladıktan sonra faydalarını görebilecekleri, sade formüller yer alıyor kitaplarımda. Yıllar boyunca yaptığım araştırmaların ve çalışmaların sonuçlarını yazıyorum. Vücut bir tümörü kendi başına üretebiliyorsa, kendi başına yok etmeyi de başarabilir. Önemli olan bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek.

Kendi hastalığınız nasıl ortaya çıkmıştı?
İki kere kanser atlattım. İkisi de ileri sevilerdeydi. İlkinde bir kür kemoterapi gördüm. 'Yaşamak için üç ayın var,' dediler. O zaman kemoterapiyi bıraktım. Sonra doğal tedavilere yöneldim. Sürekli çiğ sebze yedim. İkinci kanser oluşum 15 yıl sonraydı. Bu ikincisinde, birincideki yöntemler işe yaramadı. Farklı yöntemler buldum bu kez. Sonra da kendim için öğrendiğim yöntemleri insanlara anlatmam gerektiğini düşündüm. Sadece tek bir teknik yok. Birçok şey var. Hepsi birbirini tamamlıyor.

MEYVENİN TOHUMU KÖTÜYSE İŞE YARAMAZ
Peki ilk kez kansere yakalandıktan sonra birçok alternatif yöntem bulmuş, kendine yeni bir hayat tarzı oluşturmuş, kitaplar yazmışsınız. Ama kanser sizi yine bulmuş. O zaman ne hissettiniz?

Zaten kendimi iyi hissetmiyordum. Ama doktora da gitmedim. Yine farklı tedavilerle iyileştim. Kendi vücuduma güvenmeyi öğrendim. Hiç baktırmadım. Ama yanlış anlaşılmasın, bunlar benim yaşadıklarım. Ben kimseye kalkıp da, 'Doktora gitmeyin,' diyemem. Ancak benim görüşüme göre çok fazla doktora gitmek, bir anlamda sorumluluktan kaçmak. Başkasına bağımlı yaşıyoruz. Kendine güvenin kayboluyor. Başkasına sadece güveniyorsun ve kendi hayatın üzerine hiçbir gücün olmamaya başlıyor. Oysa kendi vücudumuza iyi bakabilecek güç, bizim içimizde var. Zor da olsa ayağa kalkmak ve kendini iyi hissetmek en önemlisi. Amacımız bu olmalı. Elbette başımıza bir kaza geldiğinde bizi kurtaracak olan tıptır. Ama gereğinden fazla kullanıyoruz. Ve yapmamız gerekenin de bu olduğu bize öğretiliyor. Bunu doğru bulmuyorum.

En ufak bir sıkıntıda doktora gitmek doğru değil mi?
Bakın, sirke gibi basit bir şeyle kendimizi iyi hissetmeye başladığımızda insanın kendine güveni de artıyor. Kendi bağışıklık sistemine güven duymaya başlıyor insan. Şu anda modern tıp, aslında savaşan tıp haline geldi. Sürekli bir şeylerden kaçmak zorundayız ama alternatif tıbba bakacak olursak burada sürekli savaş halinde olmak yerine vücudumuza güvenip, kendimizi temizleyip, canlandırabileceğimizi göstermek istiyoruz.

Sizin formülleriniz çocuklara da verilebilir mi?
Evet onlara da rahatlıkla verilebilir. Ama daha küçük dozlarda. Benim kızım da torunlarım da hiçbir zaman antibiyotik kullanmadı. Bir hastalıkları olduğunda belli ölçülerde magnezyum klorür veriyoruz ve iyileşiyorlar. Sirke ve bal karışımını çocuklara da verebiliyorsunuz.

Piyasada satılan vitamin takviyeleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Eğer gerçekten doğal içerikliyse tabii ki içilebilir. Vitaminin niteliğine bağlı. Sentetik maddeler içeren bütün vitaminler kanserojen. İsterseniz birkaç tas dolusu meyve yiyin, meyveler eğer kötü tohumdan geliyorsa hiçbir işe yaramaz. Bir iki tane meyve yiyin ama iyi kalite olsun. Her şeyi mevsiminde yemeye dikkat edin. Süt ürünlerini kullanmamaya çalışın. İneklere verilen kimyasal hormon takviyeleri var.

Peki kalsiyum ihtiyacımızı nasıl karşılayacağız?
Tam buğdayda, havuçta ve daha birçok doğal sebzede de kalsiyum var. Boğa ve fil gibi büyük hayvanları düşünün. Onlar sadece ot yemiyorlar mı?

Çocukların süt içmesi gerekmiyor mu?
Biz torunlarım için daha çok soya sütü gibi bitkisel sütleri kullandık.

Sirke seçiminde nelere dikkat etmeliyiz? Marketlerde raflarda satılan sirkeler de aynı faydaları sağlar mı?
Bunların birçoğunu sadece yer silmek ya da tencereleri parlatmak için kullanabilirsiniz. Doğal sirke için kullanılan elmanın da doğal olması gerekiyor. Bu doğal meyveler bekletilip olgunlaştırılıyor, sonra suları sıkılıyor. Daha sonra uzun bir süre fermantasyon için bekletiliyor. Bunun doğal bir fermantasyon olması gerekiyor. Bekleme süresiyle birlikte içinde enzimler ve faydalı maddeler çoğalıyor. Asetobakter adlı bir bakteri var. Bu, şırayı sirkeye dönüştürüyor. Daha sonra yine bir olgunlaşma süreci var. Bu bakteri insan vücudunda bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir maya. Ve yine enfeksiyon önleyici bir gücü var.

Sağlıklı yaşam formülleri
"Bir bardak ılık suyun içine bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tatlı kaşığı bal. Bunu her gün yemekten önce günde bir iki kere için. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için magnezyum klorür almak gerekli. 20 gram toz magnezyum klorür'ü bir litre suya karıştırıp günde birkaç kez birer bardak için. Bağışıklık sistemini 200 kat güçlendiren bir şey. Fazla alınırsa ishal yapar ama önemli değil. Dozu azaltırsanız geçer. Bunu hastayken kullanabiliriz."

27.11.2010
Kaynak: Sabah

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım