Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Tümörleri Yok Eden Virüsler

Sağlıklı hücreleri geçip kanserli hücrelere saldıran virüsler.

20'nci yüzyılın başlarında kanser hastaları için elden pek bir şey gelmiyordu. Cerrahların tümörü alamaması durumunda, hasta hızlı ve kaçınılmaz bir şekilde ölüyordu. Ancak doktor gözlemleri bir şeyi daha ortaya çıkardı . Hastaların virüsten kaynaklanan bir enfeksiyon kapması durumunda, habis tümörün etkileri bir süreliğine kayboluyordu.

Bu bir tesadüf değildi. Araştırmacılar, sıradan virüslerin bazen tümör hücrelerine saldırdığını keşfetti ve on yıllar boyunca bu etkiden yararlanmaya çalıştı. Bir dizi başarısızlıktan sonra araştırmacılar kansere saldırmak için özel olarak geliştirilen virüslerle amaçlarına yaklaştı. Massachusetts Genel Hastanesi'nden nöro cerrah Doktor Robert Matuza, "Çok heyecan verici bir dönemden geçiyoruz. Bazı virüslerin bazı tümörlerde işe yarayacağını düşünüyorum" diyor. İnsan üzerindeki deneylerde ileri aşamalara geçtiğini belirtiyor.

Kanserli hücreler kendilerini kopyalamak konusunda çok yetenekli ancak sağlıklı hücrelerle karşılaştırıldığında, virüslere karşı dayanırlıkları az. Bu yüzden araştırmacılar, sağlıklı hücrelere zarar vermeyecek kadar zayıf ama tümör hücrelerini yok edecek kadar güçlü virüsler yaratmanın yollarını arıyor. Bu yöndeki araştırmalar, 1904'te rahim ağzı kanseri olan bir hastanın kuduz aşısı yapıldığında geçici olarak iyileştiğinin keşfedilmesiyle başladı. 1950'lerde ise doktorlar canlı virüsleri kanser hastaları üzerinde tatbik ediyordu.

Sağlıklı hücreleri geçip kanserli hücrelere saldıran virüsler.

Ancak 1964'te American Journal of Pathology adlı akademik dergide çıkan bir makaleye göre, kanser geri dönüyor ve daha da kötüsü, verilen virüs zaten zayıf olan hastayı öldürüyordu. Bu yüzden bir süre bu tür araştırmalar yapılmadı. Ancak 1991'de Martuza, uçuğa sebep olan herpes simpleks (HSV-1) virüsünü kansere karşı kullanmaya karar verdi. HSV-1 genomu diğerlerine kıyasla büyüktü ve bu yüzden kolayca mutasyona uğratılabiliyordu. Martuza, bazı genlerini çıkararak virüsü zayıflattı. Mutasyona uğratılmış virüs, beyin kanseri olan farelere enjekte edildi. Farelerde hastalığın ilerlemesi dursa da çoğu beyin iltihabından öldü.

1990'da Chicago Üniversitesi'nden virolog Bernard Roizman, HSV-1 virüsünde bir "ana gen" buldu. Bu gen çıkarıldığında, virüsün sağlıklı hücreleri yenme gücü kalmadı. Ancak mutasyona uğramış bu virüs o kadar zayıflamıştı ki, tümörün ilerleyişi sadece yavaşlatılabiliyordu. New York Üniversitesi'nden virolog Ian Mohr 1996'da, Roizman'ın zayıflatılmış virüsünü alıp defalarca kanser hücrelerinin olduğu ortama bıraktı. Virüs bu süreç sonunda kanserli hücreler içinde kendisini kopyalayabilme becerisine sahip oldu. Ayrıca Mohr ile doktora öğrencisi Matt Mulvey, virüsün vücudun bağışıklık sistemine yakalanmaması için virüsü iyice değiştirdi. Bu şekilde virüs son derece güçlü bir kanser katili oldu. Etkinliği zamanla azalabilen kemoterapiden farklı olarak, enfeksiyon bir kez yerleşince virüsler çoğalıyor ve güç kazanıyor. Kanser hücrelerine doğrudan saldırmaya ilaveten, bazıları da tümörleri hedef alan bağışıklık tepkisi üretiyor. Şimdilerde, yaklaşık yarım düzine virüs test ediliyor. İki tanesi ise test sürecinin 3'üncü aşamasında.

Çiçek hastalığının kökünü kurutmuş olan vaccinia aşısının değiştirilmiş bir versiyonu ilerlemiş karaciğer kanserine karşı test ediliyor. Geçenlerde yapılan deneyde, virüsün yüksek dozu JX-594'ü kullanan hastaların hayatta kalma süresi düşük dozla tedavi edilen hastalara kıyasla ikiye katlanıp 7 aydan 14 aya çıktı. San Diego'daki California Üniversitesi Moores Kanser Merkezi'nde klinik araştırmalarını yöneten Tony Reid, "Bu sonuç daha önce görülmemiş bir başarı" diyor.

Mohr'un keşfini temel alan bir uçuk virüsüyle yapılan melanoma (cilt kanserine) deneyleri de ileri aşamalarda. İlk veriler hastalığın gerilemesi ve hastanın hayatta kalması yönünde yüzde 26 oranında karşılık alındığını gösteriyor.

Mulvey, artık Baltimore'da cilt ve mesane kanseriyle savaşan virüslerle deneyler yapan bir şirketi yönetiyor. Mulvey, şu anda en büyük zorluğun insanları tedavinin kurgu olmadığına ikna etmek olduğunu söylüyor. "Bu engel de giderek yok oluyor" diyor.

02.04.2012

The New York Times / Rachel Nuwer

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım