Mustafa Kılınç Uzaktan NLP Eğitimi
Haftanın Sözü
İnsan düşündüğü kadar güçlü inandığı kadar değerlidir.
NLP DAP
NLP DAP İLE ULUSLARARASI GEÇERLİ SERTİFİKALI NLP PROGRAMLARI
Mustafa Kılınç'ın Eserleri
Mustafa Kılınç Eserleri

Yaşlı Bir Zihin, Daha Dolu Bir Zihin Olabilir

Belli yaştaki insanların çoğu (ve kim olduğumuzu biliyoruz) bilişsel performans ve yaşlanmayla ilgili araştırmaları gözden geçirmek için fazla zaman harcamıyor. Hikâye bir açıdan ümitsiz: Hafızanın hızı ve doğruluğu 25 yaş civarlarında azalmaya başlıyor ve ilerleyen yaşlarda da sürekli olarak azalmaya devam ediyor. Hikâye aynı zamanda tanıdık bir hikâye; çünkü 50 yaş üzeri ve sonunda anda yaşamayı öğrenen herkes, o anın yaşlılık anı olduğunu fark eder. Nitekim beynin yaşla birlikte yavaşlaması psikolojideki en güçlü bulgulardan biri… Yıllar içinde, bazı bilim adamları bu ihtiyarlama (bunama) eğrisini sorguladı. Ancak bu iddialar hep aynı yöndeydi: Testlerin gençlere yönelik olması veya yaşlı insanların hafıza testleri gibi gereksiz şeylere ilgi duyulmaması… Yahut yaşlı bir beynin bilgiyi, her hareketini Instagram'a kaydeden 22 yaşındaki bir beyinden daha farklı organize ediyor olması. Şimdi ise bilişsel düşüşün kanıtına yönelik, dijital alandan yeni tür bir meydan okuma olarak anılan ve bilgi işlem teorilerine dayanan veri madenciliği denen bir sistem geliyor. "Topics in Cognitive Science" dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, Almanya Tübingen Üniversitesi'nden dilbilimi araştırmacıları, kelime ve kelime gruplarından oluşan çok büyük veri tabanlarında arama yapmak için, gelişmiş öğrenme modelleri kullandı. Eğitimli yaşlı insanlar genellikle gençlerden daha fazla kelime bildiklerinden bu deney, yaşlı bir beynin kelime bulup getirmek için ne yapması gerektiğini gösteriyor. Araştırmacılar bu farkı öğrenme modellerine dâhil ettiklerinde, yaşlılıkla ilgili birçok "kusur" ortadan kaybolabilir. Makalenin öncü yazarı Michael Ramscar e-mail yoluyla, "Dürüst olmak gerekirse beni şaşırtan şey, projenin ilk yarısı boyunca sağlıklı yetişkinlerde yaşa bağlı bilişsel düşüşün olduğu fikrine inanmıştım; ancak simülasyonlar insan verilerine o kadar iyi uydu ki, düşüşü başlatmak zorunda olmadığım fikri oturmaya başladı" dedi. Bu yeni çalışma, bilişsel bilim adamlarının ortaya koyduğu 100 yıllık araştırmaları alaşağı edeceğe benzemiyor. Nörologların yaş ilerledikçe diğer birçok refleks gibi sinirsel işlem hızının da yavaşlayacağına inanmak için sebepleri var, zira anatomik çalışmalar da yaşla birlikte beynin hafızayı etkileyebilecek olan ince yapısal değişiklikler geçirdiğini öne sürüyor. Yine de bu yeni rapor, yaşa bağlı düşüşün ne kadar dik bir düşüş olduğu hakkında artan şüphelere muhtemelen yenilerini ekleyecek. Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi'nden psikolog Laura Carstensen, yaşlı ve genç insanları kıyaslayan çoğu çalışmanın; örneğin Alzheimer hastalığının semptom öncesi etkilerini hesaba katmadığını söylüyor. Dr. Carstensen ve diğerleri, yaşla birlikte insanın pozitif çağrışımı olan kelime ve bağlantıları hafızalarında tutmaya eğilimli olduğunu tespit etti. Bu eğilim yaşlı insanlara, rastgele kelime çiftlerini hafızada tutmayı gerektiren bir ölçüm şekli olan eşleşmeli çağrışımsal testleri uyguladıklarında ortaya çıkıyor. Dr Cartensen, "Çoğu bilişsel araştırmanın katılımcılara nötr (ve duygusal çalışmalarda negatif) uyarıcılarla bağ kurmasını istediği göz önünde bulundurulursa, geleneksel araştırma paradigması yaşlı insanları dezavantajlı duruma düşürebilir" diyor. Bu yeni veri madenciliği analizleri, bilim adamlarının kullandığı ölçütlerin birçoğu hakkında sorular uyandırıyor. Dr. Ramscar ve çalışma arkadaşları, eğitimli 70 yaşındaki bir insanın görmüş olabileceği kelime ve ifadeler havuzu ile eğitimli 20 yaşındaki bir gencin havuzuna başlıca öğrenme modellerini uyguladı. Onların modeli, eşleşmeli çağrışımsal testteki öğeler için yaşlılar ve gençler arasındaki farkların 75%'ten fazlasını açıkladı. Yani kafanızda ne kadar büyük bir kütüphane varsa, belli bir kelimeyi veya kelime çiftini bulma süresi de o kadar uzuyor. Düşünme ve hafıza ile ilgili çalışmalar yapan bilim adamları genelde "akışkan" ve "berrak" zekâ arasında geniş bir ayrım yapıyor. İlki, bir telefon numarasını akılda tutmak, analitik düşünmek, ortam sesi gibi dikkat dağıtan şeyleri duymamak gibi kısa süreli hafızayı kapsıyor. İkincisi ise bilgi birikimi, kelime hazinesi ve uzmanlıkları kapsıyor. Michigan Devlet Üniversitesi'nden psikolog olan Zach Hambrick: "Esas itibariyle, Ramscar'ın ekibinin iddia ettiği şey berrak zekâdaki yükselişin akışkan zekâdaki düşüşün sebebi olabileceği" diyor. Virginia Üniversitesi'nden Dr. Hambrick ve Timoty A. Salthouse, çeşitli deneylerde berrak bilginin 20 ile 50 yaşları arasında çok keskin bir tırmanış gösterdiğini ve sonra sabit durduğunu gösterdiler. Hem de analitik düşünme gibi şeylerle ilgili olan akışkan zekâ -bazı deneylerde 20 ile 70 yaşları arasında 50%'den fazla olmak üzere- sürekli düşüş göstermesine rağmen. Ramscar, normal deneklerle yapılmış hafıza araştırmalarının da yolda olduğunu söyledi. Şimdi lik, "bi lişsel düşüşe" yöneltilen bu yeni dijital çağ iddiası, en azından boş anlar için hazır bir açıklama olabilir. Yavaş değilsiniz. Sadece çok fazla şey biliyorsunuz.

BENEDICT CAREY

NLP Haberleri
Mustafa Kılınç Biyografisi
REİKİ VE DEĞİŞİM PROGRAMLARI
NLP DAP
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım
Web Tasarım